Okunacak Kitaplar

Salı, 03 Temmuz 2018 10:07
Alemde okunmayı bekleyen ne kadar da çok kitap var! Acaba hangilerinden başlamak gerek? İslam’ın ilk emridir “Oku!”. Okumak; hayatı, varlığı, âlemleri, kendimizi, evreni okumak. Düşünerek ve en mühimi de anlayarak okumak; anlamak ve idrak etmek. Okuyarak, düşünerek, anlayarak buluruz Rabb’imizi. O’nu hakkıyla anlamak, takdir etmek; O’nun “Oku” dediğini okumaktan ve…

Duaya Muhtacız…

Salı, 03 Temmuz 2018 10:06
Duaya nasıl da muhtacız… Su gibi, ekmek gibi, hava gibi muhtacız. İş kadar, eş kadar, kardeş kadar muhtacız. Ama ne kadar az dua ediyoruz! Belki ihtiyacımızın farkında değiliz, duanın yokluğunu hissetmiyoruz. Belki işlerimiz yolunda gidiyor, yalvarmaya zaman bulamıyoruz. Belki de umudumuz tükenmiş, susuyoruz. Hâlbuki şartlarımız ve imkânlarımız ne olursa olsun,…

Eski Vakitler Yeni Zamanlar

Salı, 29 May 2018 13:21
Bir vardı bir yoktu. Çok vardı hiç yoktu. Eski insanların ömürleri kısa hayatları uzun olurdu. İnanmazsanız zeytin ağacına sorun. Şimdi öyle mi, ömürlerimiz uzun ve ne kadar kısa hayatlarımız. Göz açıp kapayıncaya kadar geçip gidiyor zaman. Saatlerimizin zembereği boşalmış, vakit hep çok geç. Gece ile gündüzü karıştırıyor, yine de yetiremiyoruz…

Bayram... Bir Şetaretli Zaman

Salı, 29 May 2018 13:20
Dosta hitaben yazılmış bir mektup der ki: “Sevgili dost! Yaklaşmakta olan bayramın sevinci en çok kime yakışır bilir misin? Şüphesiz çocuklara… Çocukların gözlerinde nice bayramlar vardı ki yatak uçlarında sabahı bekleyen kurdeleli, kemerli, kırmızı rugan ayakkabılarda parlayan o bayramlarda saklı kaldı çocukluğum… Bir bayram sabahının tatlı mahmurluğunda Allah’a emanet edilen…

Ramazan Deyince...

Cumartesi, 05 May 2018 16:03
Ramazan deyince neden aklımıza önce çocukluğumuz gelir? İlk oruçlarımız, babamızın elinden tutup gittiğimiz ilk teravih namazımız… Sahura çağıran davulcu manileri, iftar vaktini haber veren top sesleri… Hele ki saçlarımızı okşayan bayram sabahları… Kardeşlerimizle tıklattığımız komşu kapılar, kristal şekerlikler, mendil arası lokumlar ve biraz şanslıysak ya leblebi tozuna ya da yeni…

Çocukları da Vururlar!

Cumartesi, 05 May 2018 16:03
Oğlumla son zamanlarda beraber yaptığımız en güzel şeylerden biri “Ayla” filmini izlemek oldu. Şiddetin, vahşetin, her türlü kötülüğün serapa yaşandığı sözüm ona şu modern, çağdaş zamanlarda; insaniyet nedir, şefkat ve merhamet nasıl bir şeydir sorularının cevabını merak edenlere çocuklarıyla birlikte bu filmi izlemelerini tavsiye ediyorum. Şefkatin, sevginin, merhametin sınır, mekân,…

Önce Duygular Vardı

Cumartesi, 31 Mart 2018 16:05
İnsan çevresiyle sürekli etkileşim içindedir. Bu etkileşim, daha anne karnından başlayıp ölünceye kadar devam eden, öğrenmeyi ve öğretmeyi içeren ama dur durak bilmeyen bir iletişim süreci olarak tezahür eder. Tarih boyunca duygu ve düşüncelerin paylaşımı, çıkarılan seslerden jest mimiklere, mağara duvarındaki resimlerden beden hareketlerine varıncaya değin geniş bir alanda kendini…

Kulluğu Kuşanmak

Cumartesi, 31 Mart 2018 16:03
Geçip gidiyor günler. Ardına bakmamaya ant içmiş gibi hızla uzaklaşıyorlar. Bugün, yarın diye ertelenen şeylerin burukluğu gönülde birikedursun, bir taraftan kıymetli zamanlara uğruyor ömrümüz. Değdiğini değerlendiren iklimlere doğru varıyoruz. Gök kubbenin altında akıp giden zaman nerede birikiyor bilinmez ama birikimlerimizi kulluğa yatırmak, kulluğu kuşanmak demi bu demler. Saklanacak, gizlenecek, mahcup…

Âşıkane Koşmak Hasırlar Üstünde

Cumartesi, 03 Mart 2018 19:43
İnsanları tek vücut olarak toplayan, derleyen, cem eden mabetti cami. İlahi aşkla tazarru eden kalplerin teskin olduğu camide kalp, aşkın olanla arasında köprü kuruyordu. Yine bu mabette Hak kulunun kalbinde tecelli ediyordu. Gün doğumlarında sis perdelerini delip geçen ulu minareler vardı. Okunan kutlu sözlerle ruhlar inşirah buluyor, yüreklerin pas tutmuş…

Selam Bay Hiç Kimse

Cumartesi, 03 Mart 2018 19:42
Selam Bay Hiç kimse! Size karşı neden bu kadar önyargılılar bilmiyorum. Bay Herkes, sizin olmanız gerektiği yerde olmadığınızı öne sürüyor. Oysa ben bizzat şahidim; nerede acı varsa, siz oradaydınız. Hâlbuki Bay Herkes öyle mi? O, elinde kahvesi, televizyon karşısında acı yorumlamakta... Sanırım çağımızın iki büyük hastalığı var: İzlemek ve konuşmak.…