Diyanet İşleri Başkanı Erbaş'ın ABD ziyareti

Çarşamba, 31 Ocak 2018 14:16
Öğeyi Oyla
(0 oy)

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, bir dizi program kapsamında gittiği Amerika Birleşik Devletleri’nde Türkiye'nin Washington Büyükelçiliği ile Georgetown Üniversitesini ziyaret etti. Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, ABD temaslarının ilk gününde Türkiye'nin Washington Büyükelçisi Serdar Kılıç ile bir araya geldi. Burada yaptığı kısa açıklamada, ABD programı hakkında bilgiler veren Başkan Erbaş, hem Türk toplumu temsilcileri hem de Amerikalı Müslüman toplumun liderleriyle istişarelerde bulundu. Daha sonra Georgetown Üniversitesine geçen Başkan Erbaş, burada Diyanet İşleri Başkanlığının da destekleriyle yapımı devam eden İslam Kültür Merkezini gezdi ve yetkililerden bilgi aldı. Üniversite bünyesinde çok sayıda Müslüman öğrencinin aynı anda namaz kılabilmesine ve farklı kültürel etkinliklerin düzenlemesine imkân verecek merkezin, en kısa sürede tamamlanarak hizmete açılmasının beklendiği bildirildi. Başkan Erbaş’a ABD ziyaretinde, Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Selim Argun ve Yönetim Hizmetleri Genel Müdürü Haydar Bekiroğlu da eşlik etti.

Amerikan İslam İlişkileri Konseyi Başkanı Awad’ı kabul etti

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, bir dizi program kapsamında gittiği Amerika Birleşik Devletleri’nde Amerikan İslam İlişkileri Konseyi Başkanı (CAIR) Dr. Nihad Awad’ı kabul etti. Amerika Diyanet Merkezi’nde (DCA) gerçekleşen kabulde Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek Awad’a teşekkür etti. Başkan Erbaş, İslam dünyasının sürekli olarak mezhebî bir ayrıştırmaya ve çatışmaya sürüklendiğine dikkat çekerek, Müslümanların yaşadıkları bölgelerde birlik ve beraberliği sağlamaları gerektiğini söyledi. Amerika Diyanet Merkezi’nin büyük bir potansiyele sahip olduğunun altını çizen Başkan Erbaş, “Bu bölgede insanlar külliyemizi ziyarete geldiklerinde her türlü ihtiyaçlarını karşılayabilmelidir.” dedi. Külliye bünyesinde kreş, ilkokul ve ortaokulun da içerisinde bulunduğu bir eğitim kompleksinin kurulması gerektiğine işaret eden Başkan Erbaş, önümüzdeki dönemde bu konuda adımlar atılacağının müjdesini verdi. Külliyenin varlık amacının herhangi bir etnik, mezhebî ve coğrafi farklılık gözetmeksizin tüm Müslümanlara hatta tüm insanlığa yönelik hizmetler etmek olduğunu ifade eden Başkan Erbaş, önümüzdeki dönemde hizmet çeşitliliği ve kalitesinin artırılmasının temel hedefleri olacağını sözlerine ekledi. Amerikan İslam Birliği Konseyi Başkanı Dr. Nihad Awad ise Başkan Erbaş’ın ziyaretinden dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Awad konuşmasında, Amerikan-Müslüman toplumunun, Türkiye’nin son yıllarda ortaya koymuş olduğu başarı hikâyesini heyecanla takip ettiğini ifade ederek, başta başkanı olduğu CAIR Amerika olmak üzere çok sayıda Amerikalı Müslüman sivil toplum kuruluşunun, Diyanet İşleri Başkanlığı ile ilmî ve kültürel alanlarda ortak çalışmalar yürütme arzusu içerisinde olduğunu belirtti. Kabulde, Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Selim Argun ve Yönetim Hizmetleri Genel Müdürü Haydar Bekiroğlu da hazır bulundu.

Amerikalı Müslüman kanaat önderleri ile bir araya geldi

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş: Farklı ülkelerden, farklı ırklardan olmamız bizim zenginliğimizdir, bizi hiçbir zaman ayrıştırmaz. 'Müminler ancak kardeştir' ayeti, her zaman inancımızı ön plana çıkararak bir arada olmamızı gerektirir.

Amerikalı Müslüman kanaat önderleri ile bir araya gelen Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Müslümanların önce ırklar ekseninde; şimdi de mezhepler ekseninde bölündüğünü ifade ederek, İslam dünyasına birlik çağrısında bulundu. Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Erbaş, Maryland eyaletinde bulunan Amerika Diyanet Merkezinde, Amerikalı Müslüman kanaat önderleri ile bir araya geldi. Toplantıda konuşan Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, İslam medeniyetinin asırlarca farklı dil, ırk ve kültürlere sahip toplulukların bir arada barış içerisinde yaşamasını sağladığını ifade etti. Başkan Erbaş, “Farklı ülkelerden, farklı ırklardan olmamız bizim zenginliğimizdir, bizi hiçbir zaman ayrıştırmaz. 'Müminler ancak kardeştir' ayeti, her zaman inancımızı ön plana çıkararak bir arada olmamızı gerektirir.” dedi. Abbasiler, Endülüs Emevileri, Selçuklular ve Osmanlılar başta olmak üzere birçok büyük İslam devletinin bünyesindeki toplumların barış içinde yaşadığını vurgulayan Başkan Erbaş, zamanla İslam toplumunun içine etnik kökene dayalı ayrılık tohumu atıldığını ve İslam toplumunun parçalandığına işaret etti. Başkan Erbaş konuşmasında şunları kaydetti: “Bundan yüz yıl önce İslam milletinin tek bir çatı altında toplandığını biliyoruz. Ancak yapılan bazı planlarla Müslümanların bir takım etnik gruplara ayrılarak küçük küçük ülkeler hâline getirildiğini ve bir devletten 40 devlet çıkarıldığını, arka plandaki oyunları ve planları da hepimiz biliyoruz. Hepimiz bunun farkında olmalıyız. Devlet parçalanırsa gücün nasıl parçalandığını ve küçük küçük devletlerle sömürü düzeninin nasıl kurulduğunu, tarihî süreç içerisinde gördük.” Başkan Erbaş, geçmişte Müslümanların birbirine karşı etnik köken üzerinden kışkırtıldığını dile getirerek, şu anda ise terör örgütleri üzerinden bir tür mezhepçilikle İslam dünyasında bir kaos ortamı oluşturulduğunun altını çizdi. Müslümanlara birlik ve beraberlik çağrısında bulunan Başkan Erbaş, “Bu tür terör faaliyetlerine hiçbir zaman prim vermemeliyiz.” dedi.

Farklılıkları ayrımcılık olarak kullanmak insanlık için tehlikelidir

Mezhebî farklılıkların zenginlik olduğunu ancak mezhepçiliğin yanlış olduğuna işaret eden Başkan Prof. Dr. Erbaş, “Farklı dinler, farklı inançlar dünyanın bir gerçeğidir ancak bu farklılığı, ayrımcılığın bir vasıtası olarak kullanmak insanlık için tehlikelidir.” diye konuştu. İslam’ın ana mesajının barışa çağrı olduğunu ifade eden Başkan Erbaş, Kur’an-ı Kerim ve Hz. Peygamber’in sünnetinde, Müslümanların birlik ve beraberliğe çağrıldığını hatırlattı.

İslam, dünyaya barışı getirmeyi vadetmiş bir dindir

Başkan Prof. Dr. Erbaş, İslam’ın barış dini olduğunu ve bunun her ortamda vurgulanması gerektiğinin altını çizerek, “İslam dünyaya barışı getirmeyi vadetmiş bir din iken, şu anda İslam dünyasında yaşananlara dikkatinizi çekmek istiyorum. Ortadoğu coğrafyasında med-
ya üzerinden, İslam ve Müslümanlar hakkında çarpık bir şekilde üretilmiş İslam imajı ne yazık ki İslam diye tanıtılmakta. Barış dini İslam, terör ile birlikte anılmaktadır.” ifadelerini kullandı. Başkan Erbaş, kötü imajı, ortadan kaldırmak ve İslam hakikatini göstermek için Müslümanlara büyük bir sorumluluk düştüğünü vurguladı.

Türkiye’nin ifade ettiği hakikatleri yayın

Başkan Erbaş, daha sonra Müslüman kanaat önderlerinin soru ve görüşlerini de dinledi. Georgetown Üniversitesi İmamı Yahya Hendi’nin yönelttiği bir soru üzerine Başkan Erbaş, Amerikalı Müslümanlara, “Türkiye’nin ifade ettiği hakikatleri ve Türkiye’nin mesajlarını elinizden geldiğince yayın.” çağrısında bulundu. Başkan Erbaş, Türkiye’nin zulme uğramış Müslümanların ve tüm mazlum insanların acılarını paylaştığını ve onların sesi olduğunu dile getirdi. Yahya Hendi de Türk hükümeti ve Türk halkına özellikle de Kudüs konusunda gösterdiği çabadan dolayı teşekkürlerini iletti ve Türkiye’nin, Kudüs konusundaki duruşunu sergilemeye devam etmesi dileğinde bulundu. Hendi, “İslam ümmetini birbirine kenetleyecek Kudüs’ten daha büyük bir konu yoktur.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür

Toplantıda söz alan ABD Müslüman Organizasyonlar Konseyi Genel Sekreteri Usame Cemal ise Türkiye’nin, mülteciler konusunda gösterdiği misafirperverliği ve İslam dünyasının sorunları ile ilgilenmesini dikkatle izlediklerini ve takdir ettiklerini söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yanında olduklarını ifade eden Cemal, Türkiye’nin İslam dünyasının sorunlarının çözümüne öncülük ederek, Müslümanları bir araya getirmesinin takdire şayan olduğunu vurguladı.

ABD’de Türk gazeteciler ile bir araya geldi

Prof. Dr. Ali Erbaş: Bu bölgede özellikle FETÖ'nün etkisinde kalan insanların sağlıklı din bilgisi ile tanışmaları noktasında, imamlarımızın üzerine düşen vazifeyi yapmaları gerektiğini konuştuk.

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, ABD’nin Maryland eyaletinde bulunan Amerika Diyanet Merkezi’nde, Türk basın mensupları ile bir araya geldi. Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, 15 Temmuz’da yaşanan darbe girişiminin arkasında, ‘Hain FETÖ örgütünün’ bulunduğunu vurgulayarak, “Bu bölgede özellikle FETÖ'nün etkisinde kalan insanların, sağlıklı din bilgisi ile tanışmaları ve sahih din bilgisini, Kur'an'dan ve sünnetten beslenerek elde etmeleri noktasında özellikle imamlarımızın, din görevlilerimizin üzerine düşen vazifeyi yapmaları gerektiğini konuştuk.” dedi. İslam'ı korkulacak bir dinmiş gibi gösterme çabalarının gün geçtikçe arttığını belirten Başkan Erbaş, "Buna karşı İslam'ın sıcak yüzünü, İslam'ın barış dini olduğu anlayışını, hem kendi insanımıza hem de bütün insanlara anlatmak zorundayız.” şeklinde konuştu. Diyanet'in, ABD'de 30 din görevlisi ve 29 camisinin bulunduğu bilgisini paylaşan Başkan Erbaş, din görevlileri ile bu camilerde, gençlerin ve çocukların sahih dinî eğitimi alması konusunda düzenlenebilecek programlar hakkında istişarelerde bulunduğunu aktardı. ‘Kötülüklerin anası cehalettir.’ hadisini hatırlatan Başkan Erbaş, “Cehaletle mücadele etmemiz gerekiyor. Özellikle yanlış din algısına kapılan insanların, Kur'an ve sünnetten neşet eden sağlıklı, doğru din anlayışı ile beslenmesi gerekiyor.” yorumunu yaptı. Camilerin dernek başkanlarıyla da bir araya geldiklerini belirten Erbaş, başkanlarla İslam'ın değerlerini yüceltmek üzere iş birliği alanlarını konuştuklarını dile getirdi.

Amerika Diyanet Merkezini bir eğitim yuvası hâline getirmeyi planlıyoruz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın himayesine yapılan, Diyanet Amerika Merkezi'nin hedef ve kapasitelerine uygun hizmetler yapması konusunda çalışmaların hızlandırılacağını aktaran Başkan Erbaş, ayrıca Diyanet İşleri Başkanlığı'nın, Amerika yapılanmasını yeniden ele aldıklarını bildirdi. Başkan Erbaş, “Bu Külliyede, Amerika Diyanet Merkezi'nde öncelikle bir kreşe, bir ilkokul, bir ortaokul ve belki bir liseye ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz. Bu bölgede yaşayan kardeşlerimizin destek olması ve Türkiye'nin de desteklemesi neticesinde inşallah bu merkezi, Amerika Diyanet Merkezini bir eğitim yuvası hâline getirmeyi planlıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu. Cami ve külliye merkezli hizmetlerle insanlara, ümmet şuurunu anlatmanın önemine değinen Başkan Erbaş, FETÖ, DEAŞ, PKK ve diğer terör örgütleri ile cami merkezli, külliye merkezli hizmetlerle mücadele edilebileceğinin altını çizdi.

Mücadele etmemiz gereken hususlardan birisi de İslamofobidir

Yükselen İslamofobi'ye dikkati çeken Başkan Erbaş, şöyle devam etti: “En önemli mücadele etmemiz gereken hususlardan birisi de İslamofobi'dir. İslam'ı korkulacak bir dinmiş gibi gösterme çabaları gün geçtikçe artıyor. Buna karşı İslam'ın sıcak yüzünü, İslam'ın barış dini olduğu anlayışını, hem kendi insanımıza hem de bütün insanlara anlatmak zorundayız.” Georgetown Üniversitesi'nde yapımı devam eden camiyi incelediklerini dile getiren Başkan Erbaş, farklı kültürel geçmişe sahip 600 kadar Müslüman öğrencinin bu üniversitede bulunduğunu ve Diyanet’in, caminin bir an önce tamamlanması konusunda elinden gelen desteği vereceğini söyledi.

ABD’de Türk toplumuyla buluştu

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş: Müslümanların yaşadıkları bölgelerde inancını ve kimliklerini çok iyi temsil etmeleri gerekiyor.

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Erbaş, ABD ziyareti kapsamında Washington, Virginia ve Maryland eyaletlerinde yaşayan Türk toplumu ile Maryland eyaletindeki Amerika Diyanet Merkezi’nde bir araya geldi. Gurbette olmanın zorluklarının yanı sıra gurbetin, bir Müslüman için aynı zamanda bir fırsat olduğunu da dile getiren Başkan Erbaş, İstanbul’u fethetmek için gelen ve aralarında Eyüb el-Ensari gibi zatların da bulunduğu ilk Müslüman kafilelerinin, Anadolu’da İslam’ın ilk tohumlarını attığını ifade etti. Başkan Erbaş, “Bizler de bulunduğumuz bu yerlerde, bu muhacirliğimizi hayra dönüştürelim inşallah.” dedi. Müslümanların yaşadığı yerlerde komşularıyla iyi ilişkiler kurması gerektiğini belirten Başkan Erbaş, “Bizler bir kimlik taşıyoruz. İsmimiz Ayşe, Ahmet, Mehmet, Emine, bu isimler bizim kimliğimizdir, Müslüman olduğumuzun alamet-i farikasıdır. Onun için her şeyimizle duruşumuzla, hâl ve hareketlerimizle, komşuluk ilişkilerimizle kimliğimizi, kişiliğimizi ve inancımızı çok iyi temsil etmeliyiz.” şeklinde konuştu. Başkan Erbaş, Müslümanların her iyi davranışının, İslam’ın anlaşılması bakımından da olumlu yansımasının olacağını vurguladı. Başkan Erbaş, Türk gurbetçilere çocuklarına olumlu veya olumsuz davranışlarının, kendileri açısından sonuçlarının yanı sıra, İslam’ın anlaşılması bakımından da sonuçlarının olacağını nasihat etmelerini tavsiye etti. Çocukların aileler için en büyük servet olduğunun altını çizen Başkan Erbaş, “Bu topraklarda İslam’ı yaşayacak, bu topraklarda mescitler, camiler kuracak, İslam’ı insanlara anlatacak nesil yetiştirirsek, Allah indinde bizim yerimiz çok daha iyi olacak.” diye konuştu.

New York’ta Müslüman STK temsilcileriyle görüştü

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş: Müslümanlar birbiriyle uğraşırken, bir taraftan yer altı ve yer üstü zenginliklerimiz gidiyor. Bir taraftan Kudüs, 'İsrail'in başkenti' ilan ediliyor. Bir taraftan Mescid-i Aksa Müslümanlardan koparılmaya çalışılıyor. Bu konuda bizim hep uyanık olmamız lazım. Onun için ısrarla yorulmadan, hakkı ve adaleti yaygınlaştırmaya çalışmamız gerekiyor.

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, ABD ziyareti kapsamında New York'ta Müslüman Sivil Toplum Kuruluşları temsilcileri ile bir araya geldi. Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, Müslüman toplumlara birlik çağrısı yaparak, "Müslümanlar birbiriyle uğraşırken, bir taraftan yer altı ve yer üstü zenginliklerimiz gidiyor. Bir taraftan Kudüs, 'İsrail'in başkenti' ilan ediliyor. Bir taraftan Mescid-i Aksa Müslümanlardan koparılmaya çalışılıyor. Bu konuda bizim hep uyanık olmamız lazım. Onun için ısrarla yorulmadan, hakkı ve adaleti yaygınlaştırmaya çalışmamız gerekiyor." dedi. Dünyanın bir tarafında her 3,5 saniyede bir insanın açlıktan, diğer tarafta ise her 3,5 saniyede ise bir insanın çok yemekten öldüğünü söyleyen Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, Müslümanların yaşadıkları her yerde denge dininin mensubu olduklarını, çevrelerine hissettirmeleri gerektiğini, İslam medeniyetinin bunun örnekleriyle dolu olduğunu ifade etti.

Bozulan dünyanın dengesi İslam ile sağlanır

Başkan Erbaş, 3,5 milyon Suriyelinin acılar içinde ülkelerinden kaçarak Türkiye'ye geldiğini, bazılarının ise başka ülkelere gittiğini hatırlatarak, “Şunu bizim yeniden hatırlamamız lazım. İslam, dünyanın dengesini bozmak isteyenlere fırsat vermemek ve dengesi bozulan dünyanın tekrar dengesini kurmak için gönderilmiş bir dindir.” diye konuştu. Başkan Erbaş, İslam'daki tüm ibadetlerin öne çıkan hikmetlerinden birisinin bu dengeyi sağlamak olduğunu ve insanların zulümden kaçınması gerektiğini vurguladı.

Birlikte yaşama tecrübemizle insanların barış içerisinde yaşamalarına katkı sağlamalıyız

Ümmet birliğinin önemine değinen Başkan Erbaş, konuşmasında şunlara yer verdi: “Tarihten gelen birlikte yaşama tecrübemizle, farklı ırklardan, dinlerden ve mezheplerden kim olursa olsun, barış içinde insanların yaşaması noktasında mutlaka katkı sağlamalıyız. Çünkü dinimizin adının anlamı barıştır. Bunun için olmazsa olmazlarımızdan en çok önem vermemiz gereken konulardan birisi eğitimdir. Din eğitimi, ahlak eğitimi, genel eğitim. Cehalet kötülüklerin anasıdır. O cehaleti ortadan kaldıracak şey de bilgidir, eğitimdir, ilimdir.” İslamofobiyle mücadelede sahih din eğitiminin önemini vurgulayan Başkan Erbaş, “Bilgiyi gençlere, çocuklara ulaştırma için en önemli vasıtalardan biri de camilerimizdir. Camilerimizi bu konuda çok iyi değerlendirmemiz gerekir.” ifadelerini kullandı. İslam'ın benimsemediği bir din anlayışının ortaya çıktığını vurgulayan Başkan Erbaş, “Birileri o grupların eline silah verip terör örgütü hâline dahi getirebiliyor. Dünyanın dengesini bu şekilde bozmak için gayret ediyorlar. Yanlış din algıları, DEAŞ, FETÖ, Boko-Haram, Şebab gibi örgütlerin ortaya çıkmasına sebep oluyor ve onlar da gözlerini kırpmadan, insan öldürecek derecede bir din algısı içine girmiş oluyorlar.” dedi.

Mezhepler haktır ama mezhepçilik doğru değildir

Müslümanları bekleyen en tehlikeli durumlardan birinin de mezhepçilik düşüncesinin doğuracağı tefrikanın olduğuna dikkat çeken Başkan Erbaş, “Buna bizler asla fırsat vermemeliyiz. Mezhepler haktır ama mezhepçilik doğru değildir.” değerlendirmesinde bulundu.

STK temsilcilerinden Türkiye'ye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'a teşekkür

Başkan Erbaş, konuşmasının ardından STK temsilcilerini dinledi. STK temsilcileri ise Türkiye'ye ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a, Arakanlı Müslümanlara desteklerinden dolayı teşekkür etti.