Okul Reddi

Yazan  Zehra KOÇİ | Psikolojik Danışman Salı, 02 Ekim 2018 21:52
Öğeyi Oyla
(3 oy)

Okullar açılalı (oryantasyon haftasını da sayarsak) üç hafta olmasına rağmen çocuğunuz okula gitme konusunda size hâlâ sıkıntı çıkarmaya devam mı ediyor? Her yeni eğitim öğretim yılının başında pek çok ebeveynin yaşadığı bir problemle karşı karşıyasınız demektir: Okul reddi.

“Çocuğun okula gitmeyi ya da okulda kalmayı reddetme davranışı” olarak tanımlanan okul reddi, daha çok okul öncesi eğitime veya ilköğretime başlarken görülmekle birlikte bu problemle eğitim hayatının farklı dönemlerinde de karşılaşılabilmektedir. Okul reddi; kısa ve uzun vadede olumsuz sonuçları olabilen bir durumdur. Bu sebeple çocuğun davranışının altında yatan nedenleri anlamak ve uygun yaklaşımları sergilemek çok önemlidir.

Çocuk eğer okula gitmeyi reddediyorsa öncelikli olarak bu davranışının kaynağını belirlemek gerekir. Bu davranış; ayrılma kaygısı bozukluğu, sosyal kaygı bozukluğu, depresyon, okul fobisi gibi pek çok durumla ve çevresel faktörle ilişkilidir.

Örneğin, çocuğun okula gitmeyi reddetmesinin altındaki sebep anne babadan ayrılma kaygısı olabilir. Çocukların asıl korktuğu şey aslında okul değil, bağlı oldukları kişiden ya da güven duydukları ortamdan uzak kalmaktır. Bu problemin temeli ise daha küçük yaşlarda çocuk ve ebeveyn/bakım veren arasında kurulan sağlıksız ilişkiye dayanır. Ayrıca ebeveynlerin çocukların her ihtiyacını yerine getirmeleri, özerkliğini kazanması yönünde destekleyici sorumluluklar vermemeleri; çocuğun anne babaya bağımlı hâle gelmesine ve onlardan ayrıldığında kuvvetli bir kaygı yaşamasına sebep olabilmektedir. Bunun dışında, anne babalar bazen “çocuklarımın iyiliği için” düşüncesiyle çocuklarına karşı sert, yargılayıcı ve acımasız olabilirler. Bunu elbette iyi bir niyetle çocuklarının daha başarılı olması için yaparlar fakat sonuçlar beklendiği gibi olmaz. Bu tutumla yetişen çocuklarda eleştirilme, hata yapma, rezil olma gibi kaygılarla sosyal ortamlardan kaçma gibi durumlar yaşanabilir. Bir diğer yandan sosyal becerileri zayıf anne babası olan çocuklar da bu becerilerini geliştirecek imkânlar bulamamaları sebebiyle aynı şekilde okul ortamı gibi sosyal ortamlardan uzak kalmayı isteyeceklerdir.

Çocukların okula gitmeyi reddetmesinin altında yatan problemlere baktığımızda öncelikli olarak okul çağı öncesi yaşantılar ön plana çıkar. Dolayısıyla çocuklarımızı dengeli, duygusal ve toplumsal etkileşimin güçlü olduğu aile ortamında; gerekli güven, sevgi ve hoşgörü içinde yetiştirmek; ileride karşılaşacağımız pek çok problemin önüne geçecektir. Okul ortamı, çocukların bilişsel gelişimleri kadar sosyal gelişimleri için de gerekli bir ortamdır. Okula ve diğer sosyal ortamlara uyumlarını sağlamak amacıyla çocuğa özgüveninin gelişmesine katkı sağlayacak sorumluluklar vermek, sosyal becerilerini geliştirebileceği imkânlar sunmak, çocuğu destekleyici ve kabul edici bir tutum sergilemek ve çocuğa örnek olmak; bu problemde önleyici faktörlerdir.

Ebeveynlerin kaygı bozukluklarının olması da çocukta kaygı bozukluğu oluşma ihtimalini arttırmaktadır. Okula başlama sürecinde anne babalar yaşadıkları kaygıyı çocuğa ne kadar belli etmemeye çalışsa da bu konuda başarılı olamamaktadırlar. Bu nedenle öncelikli olarak ebeveynlerin kendi kaygı bozuklukları için destek alması gerekmektedir. Böylece çocuklarına daha kolay yardımcı olabileceklerdir.

Çocuğun okula gitmeyi reddetmesinin bir diğer sebebi de çocukta okul fobisinin gelişmesidir. Çocuğa okulla ilgili anlatılan olumsuz hikâyeler, okul yaşantısında karşılaşabileceği olumsuzluklar üzerinden verilen nasihatler, ilkokula başlayacaksa okul öncesi dönemde veya akranlarıyla katıldığı etkinliklerde yaşadığı olumsuz anılar; çocukta okul fobisinin gelişmesine neden olabilir. Ayrıca çocuktaki özgül öğrenme güçlüğü, zekâ engeli gibi sebepler de okul fobisine neden olabilmektedir.

Ailede yaşanan ölüm, kaza boşanma vb. durumlar (evden ayrıldığında birini kaybedebileceği inancı), kardeş kıskançlığı (kardeşin evde kalıyor olması) da çocuklarda okul reddine sebep olabilir. Bu sebeplerle okula gitmeyi reddettiği anlaşıldığında çocuğa onu anladığını göstererek ve kaygı yaşadığı durum hakkında onunla konuşarak birlikte bir çözüm bulmak sorunu çözmeye yardımcı olacaktır.

Eğer okul reddi ile sonraki sınıflarda veya dönem ortalarında karşılaşıldıysa okulda yaşanılan bir problem olup olmadığı konusunda ailenin dikkatli olması ve öğretmenlerle iş birliği yapmasında fayda vardır. Okulda yaşanılan akran zorbalığı, olumsuz öğretmen tutumu, derslerde başarısızlık, uyum problemi gibi sorunların yaşanıp yaşanmadığı takip edilmelidir.

Okul reddi davranışı ile baş etmede temel nokta, çocuk okula gitmeyi reddettiğinde bunu kabul edip çocuğun bir süre okuldan uzak kalmasına müsaade etmemektir. Çünkü bu durum onun okula dönüşünü daha da zorlaştıracaktır. Yargılamadan, eleştirmeden, onu anladığımızı göstererek ve destekleyerek kademeli olarak artan sürelerde çocuğun okulda kalmasını sağlamak çok önemlidir.

Çocuğa okulla ilgi olumlu hikâyelerin, okulda katılacağı güzel etkinliklerin anlatılması, arkadaşları ile yaşayacağı güzel anılar olacağından bahsedilmesi çocuğun okula gitmesini teşvik edecektir. Okula hazırlık sürecinin çocukla birlikte yapılarak okul malzemelerinin birlikte seçimi, okul başlamadan okulun gezilmesi, mümkünse öğretmenle tanışılması; çocuğun okula başlama sürecini kolaylaştıracaktır.