İslam'ın ve Ümmetin Şiârı Ezan

Perşembe, 04 Ocak 2018 12:20
Namaz vaktini haber veren ve ona bir çağrı olan ezan, Ümmet-i Muhammed’e mahsus şiârlardandır. Ezan, bildirmek, duyurmak, çağrıda bulunmak, ilan etmek demektir. Farz namazların vaktinin geldiğini, nasla belirlenen sözlerle ve özel şekilde müminlere duyurmayı ifade etmektedir. Kur’an’da ezan kelimesi “Allah ve Resulünden insanlara bir bildiridir” (Tevbe, 9/3.) ve “İnsanlar arasında…

Toplumsal Emanet: Kimsesiz Çocuklar

Perşembe, 04 Ocak 2018 12:15
Söz konusu çocuk olunca hiçbir söz, hiçbir fikir ve eylem önemsiz olamaz. Çocuğu ilgilendiren, onu temelden etkileyen eğitimden sağlığa, sosyal hayattan arkadaş ortamına her konu, her alan ayrı ayrı önemlidir. Birinin tekâmülü diğerinin eksikliğini gideremez. İşte bu noktada önem sırasına koyamadığımız hususları, pek tabii içtimai hayatımıza etkilerini dikkate alarak öncelik…

EKONOMİ VE DEĞER

Pazartesi, 27 Kasım 2017 16:08
İnsanlık tarihi boyunca gönderilen peygamberlerin temel mesajları arasında, pazar güvenliğinin sağlanması, sömürünün engellenmesi, haksız kazancın yasaklanması ve sermayenin belli ellerde temerküzüne sıcak bakılmaması daima olagelmiştir. Son peygamber Hz. Muhammed’in (s.a.s.) tebliğ ettiği İslam dini de adalet, hakkaniyet, paylaşım, diğerkâmlık, helal kazanç ve onurlu yaşam esaslı bir iktisadi yapı öngörmüştür. Ticaretin…

SOSYAL İLİŞKİLERDE İYİLİK VE KÖTÜLÜK

Pazartesi, 27 Kasım 2017 15:58
İnsanlar tek başına değil, daima köy, kasaba ve şehirlerde diğer insanlarla birlikte yaşarlar, aynı sokağı, hatta aynı apartmanı paylaşırlar. İşte, alışverişte, parkta, hastanede, otobüste, vapurda, camide ve daha pek çok alanda birlikte bulunurlar. İnsanların komşuları, akrabaları, dostları ve arkadaşları olur. Öğrenci öğretmen, amir memur, işçi işveren, usta çırak, asker komutan…

MEVLANA VARSA ARABESK YOKTUR

Pazartesi, 27 Kasım 2017 15:52
İrade hürriyeti konusu Mevlana’nın fikir dünyasında ehemmiyet arz eder. Nitekim mütefekkirimizin yaşadığı dönem, Anadolu coğrafyasının işgal ve yağma ile karşı karşıya kaldığı bir dönemdir. Böyle durumlarda halk, çaresizliği kabullenip, bir kurtarıcı arama, mesih bekleme gibi tavırlar sergileyip cebri bir kader anlayışına sarılır. İşte böyle bir dönemde Mevlana, ehlisünnet akaidini Cebriyeci…

BİR HAK VE ADALET PORTRESİ: HZ. ÖMER (R.A.)

Çarşamba, 01 Kasım 2017 15:28
Raşit halifelerin ikincisi olan Hz. Ömer’-in (634-644) nesebi, Kureyş kabilesinin Adîoğulları boyuna dayanır. Onun künyesi Ebu Hafs, en meşhur lakabı ise “Faruk”tur. Fil Vakası’ndan 13 yıl kadar sonra Mekke’de doğdu. İslam’dan önceki hayatı hakkında kaynaklarda fazla bilgi bulunmamaktadır. İslam’ın ortaya çıkışı sırasında Mekke’de elçilik görevini yürütüyordu. Hz. Ömer, Müslümanlar Daru’l-Erkam’da…

TOPYEKÛN KURTULUŞ REÇETESİ: İSAR

Çarşamba, 01 Kasım 2017 14:42
Bütün insanlığa dünya ve ahiret saadeti bahşeden yüce dinimiz İslam’ın ortaya koyduğu itikadi, ameli, hukuki ve ahlaki prensipler incelendiğinde; her birinin insanlığın kurtuluşu ve saadeti için ne denli vazgeçilmez olduğu görülecektir. Müslümanlar tarih boyunca bu prensiplere sıkı sıkıya bağlanmış, aralarında sıkı bir irtibat kurmuş ve bu prensipleri birbirlerinin tamamlayıcısı olarak…
İnsan, toplumsal bir varlıktır. Çünkü tek başına varlığını devam ettiremez. Onun için birey-toplum ve çevre arasında sürekli bir ilişki vardır. Müslüman her zaman taraf olduğu iş ve işlemlerde meşruiyete önem vermek zorundadır. Öyle gelişi güzel nefsinin heva ve heveslerine bağlı olarak yaşayamaz. Zira hem bu dünyada hem de ahirette yapıp…

SABIR VE ŞÜKÜR

Cuma, 06 Ekim 2017 16:30
Canlı olarak dünyaya gelen her nefis için kum saati tersine çevrilmiş, geri sayım başlamıştır artık. Toprağa atılan bir tohumun canlılık seyri yeryüzüne çıkana kadar belli olmasa da varoluş sürecinin başladığı ve toprağı yarıp çıkması gerektiği bilinir. Bir kelebeğin kimselerin içeride neler olup bittiğini hiçbir zaman bilemeyeceği kozasından rengârenk boyalarla boyanıp…
“Cebrail, var haber ver Sultan-ı Enbiya’ya Düştü Hüseyin atından, Sahra-yı Kerbela’ya”Kazım Paşa Tarih, destanlar kadar gönüllere düşen ağıtları da yazar. Bu yüzden kalemin de zorlandığı zamanlar olur. Acının, hüznün, gözyaşının tarifini yüklenemez bazen kelimeler. Hele ki, akla zarar, kalbe ziyan bir vahşetse ömrünüze ulaşan… Hele ki, Ehlibeyt’in masum, tertemiz isimleriyse…