Ali, Dedesinden Kudüs’ü Dinliyor

Yazan  Suzan Çataloluk Salı, 23 Ocak 2018 21:09
Öğeyi Oyla
(0 oy)

Odasında Kur’an okuyordu Salih Dede,

Ali edeple geldi, defter vardı elinde.

Açtı onu, okudu ihtiyar adama hemen.

Araştırın, öğrenin demişti öğretmen.

 

Kudüs neresiydi, Mescid-i Aksâ ne demek?

Duyuyordu, o şehirde yaşayan Müslümanlar,

Geçiriyordu çok acılı zamanlar.

Boşunaydı iyilik için harcanan onca emek!

 

Merakla baktı ihtiyarın yüzüne Ali,

Salih Dede hem sabırlıydı hem de bilgili.

Bir an düşündü sıvazlayıp sakalını.

Kudüs, Filistin’de çok tarihî bir şehirdi.

 

Anlattı tek tek sevgili torununa,

Sözlerini dikkatle seçti:

 

“-Yüce Rabbimizin kutsal saydığı Kudüs…

Bu belde yaşıyor binlerce yıldan beri.

Rabbimizin takdiriyle peygamberler şehri.

Davud, Süleyman, İsa Peygamberler buradaydı hepsi.

 

Fethi de Halife Hz. Ömer’in kısmetiydi.

Ona nasip oldu İslam dönemindeki ilk camiyi yaptırmak, 

Sevgili Nebi’nin sözlerini dinle, iyi belle ki,

Şöyle buyuruyor Peygamber Efendimiz:

 

“-İbadet maksadıyla ancak üç mescide

Gitmek üzere çıkılabilir yolculuğa:

Mescid- Haram, benim şu mescidim ve Mescid-i Aksâ.”

 

Ali de düşündü bir an, sordu sonra:

“- Mescid-i Aksâ, Kur’an’da geçiyor mu dedeciğim?”

 

Salih Dede huzurla gülümsedi,

“-Elbette, İsra Suresi’nin ilk ayetinde,” dedi.

Büyük bir saygıyla besmele çekti.

Okudu o muhteşem ayeti:

 

“Kendisine ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye

Kulunu (Muhammed’i) bir gece

Mescid-i Haram’dan, çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksâ’ya götüren

Allah’ın şanı yücedir.

Hiç şüphesiz O, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir. “

 

Küçük Ali’nin titredi küçük yüreği,

Mirac’ı da anlatınca dedesi,

Tekrar sordu hüzünle:

“-Bu anlattıkların ne güzel dedeciğim!

Yüce dinimize şu küçük kalbimle nasıl da inandım.

Ama evleri başlarına yıkılan o insanlar için ne yapmalıyım?”

 

Salih Dede hüzünle cevap verdi:

“-Dua edelim Kudüs’ün iyi olması için,

Mescid-i Aksâ’da namaz kılmak için.”