HER İNSAN DEĞERLİDİR

Yazan  Musa Mert Pazar, 04 Mart 2018 21:05
Öğeyi Oyla
(5 oy)

Medine’nin kenar mahallerinden birinde oturan Ümmü Mihcen adında fakir mi fakir yaşlı mı yaşlı, zenci bir kadın vardı. Kimsenin etlisine sütlüsüne karışmadan kendi halinde yaşayıp giderdi. Pek çok insanın dikkatini dahi çekmeyen bu kadıncağız yaşlı haline aldırmadan her gün evinden çıkar, cansız ağır adımlarla Mescid-i Nebi’ye kadar gelirdi. Mescid-i Nebi’nin temizliğiyle ilgilenir; güzelce süpürür, çöpünü temizlerdi. Peygamber Efendimizle sahabilerinin temiz bir ortamda namaz kılmaları için elinden geleni yapardı.

Bir gün Peygamber Efendimiz onu Mescid-i Nebi’de göremedi. Oradakilere, nerede olduğunu sordu merakla.

— Öldü, dediler.

Peygamber Efendimiz çok ama çok üzüldü. Güzel yüzünü hüzün kapladı.

— Bana haber vermeniz gerekmez miydi, diye sitem etti dostlarına.

Yaşlı, fakir, kendi halinde bir zenci kadına bu kadar değer verdiğini ve vefatına bu kadar üzüleceğini bilselerdi,
Peygamberimize mutlaka haber verirlerdi.

Kadıncağızın gece vefat ettiğini, uyumuş olabileceği düşüncesiyle, rahatsız etmemek için kendisine haber etmediklerini, namazını kılıp defnettiklerini söylediler.

Peygamberimiz,

— Beni onun kabrine götürün, diye emretti.

Hemen yola düştüler sahabiler. Doğruca kadının kabrine götürdüler Peygamberimizi.

Efendimiz, kadıncağızın kabri başında durup cenaze namazını kıldı. Sonra ellerini kaldırdı. Yeryüzünün en önemli, en değerli insanı, pek çoğunun dikkatini dahi çekmeyen yaşlı bir kadın için Yüce Allah’a yakarıyordu. Tarih buna da şahit oldu.