PAPATYALI TOKA

Yazan  Hafsa Boynukalın Çarşamba, 30 May 2018 13:20
Öğeyi Oyla
(1 Oyla)

Suna’nın dedesi evlerine yarım saat uzaklıkta küçük bir çiftlik evinde yaşıyordu. Bazı günler okul çıkışında torununu alır, birlikte neşe içinde çarşıdaki  giyim mağazasına giderlerdi. Burası çocuk elbiseleri satan küçük ama içi pek şenlikli bir mağazaydı. Her defasında vitrininde  yeni çeşitler olurdu. Suna mağazada şapkaları, çantaları, eldivenleri incelemeyi çok severdi.

Dedesi genellikle hoş bir bahane ile götürürdü Suna’yı mağazaya.  Karne gününde, bayram öncesinde mutlaka uğrarlardı buraya.  Dedesi bugün yarın gelir onu alırdı. Cilalı ahşap döşemeleri gıcır gıcır ses çıkaran bu eski ama elbiseleri daima güzel olan mağaza aklına geldikçe, Suna bir türlü kararını veremiyordu; kırmızılı mavili kışlık elbiseyi mi alsa idi, yoksa yaz yaklaştığı için pembe fırfırlı olanı mı?

Ertesi gün dedesi ile birlikte el ele mağazanın yolunu tuttular. Elbiselerin her biri “beni al” diyordu Suna’ya. Gözüne bir elbisenin benek benek kirazları takılıyor, mavi kazağın kar taneli desenleri doğrusu pek hoş duruyordu. Suna karar veremeyince, “Onu da alalım, bunu da alalım” derken kullanamayacağı kadar çok eşyayı alıp çıkmışlardı. Dedesi onu kıramamıştı.

Suna dedesine teşekkür ettikten sonra birlikte eve dönmüşlerdi.

Ramazan’a yakın Suna’nın dedesi biraz rahatsızlandı. Suna buna çok üzüldü. Dedesi ilaçlar, tedaviler derken çiftlik ile ilgilenememiş, masrafları artmış, biraz zorlanmıştı. Neyse ki Suna’nın babası hemen yardıma koşmuş, dedesi ile her gün ilgilenmişti.

Suna içten içe üzülüyor: “O kadar masrafa ne gerek vardı? Galiba şımarıklık ettim.” diyordu. Böyle yapmasaydı dedesi hiç can sıkıntısı çekmeyecekti. Hem annesi ona şöyle demişti:

“İsraf eden tekrar bulamaz. Güzel kızım, ihtiyacımız kadar almalıyız. Böylece hem şükrünü eda eder, hem de güzel hayal ve ümitlerimizi boş yere kaybetmemiş oluruz.”

  Suna ile ailesi bayram haftasında dedesini ziyarete gitmişlerdi. Suna:

-Dedeciğim, kusura bakma lütfen, seni istemeden sıkıntıya sokmuşum, dedi.

Dedesi:

-Benim akıllı kızım, sen beni hiç üzmezsin, diyerek onun gönlünü aldı.

 Dedesi, ona bayram için bir hediye almayı ihmal etmemişti. Bu kez papatyalı bir toka almıştı ipek saçlarına. Suna sevgi dolu küçük bir hediyenin bile insanı ne kadar mutlu edebileceğini anlamıştı
böylece..