Plevne: “Şanlı müdafaa”

Yazan  Mustafa Mirza Demir Cuma, 02 Kasım 2018 15:44
Öğeyi Oyla
(2 oy)

Dünya muharebe tarihine adını altın harflerle yazdıran Osmanlı ordusunun hafızasında nice destanlar, kahramanlıklar yer alır. Çağ açan fetihler, büyük zaferler, gazalar, taarruzlar...  Tarihin akışını değiştiren fetihler gibi askerî sahada en az onun kadar önemi haiz şanlı savunmalar... Osmanlı Rus Harbi esnasında Plevne’de, büyük bir askerî dehaya sahip olan, kendi askerinin vasıflarını iyi bilen, düşman askerinin olası hamlelerini tahmin edebilen, hızlıca durum analizi yapıp alternatif savaş teknikleri geliştirebilen Osman Paşa ile kahraman askerinin, sayıca kendisinden üstün olan Rus askerine karşı gösterdiği direnç ve azimli mücadele, hiç şüphesiz dünya tarihinin en kuvvetli savunmalarındandır.

28 Nisan 1877’de Rus İmparatorluğunun gönderdiği nota ile “93 Harbi” diye de bilinen 1877-78 Osmanlı Rus Harbi başlamış oldu. Rusya, Osmanlı himayesindeki Romanya üzerinden yürümeyi, Balkanlar’dan aşağı inerek İstanbul’u zapt etmeyi planlıyordu. Bunu başaracak askerî kuvvet ve teçhizata sahipti. Savaş başladığında, Osmanlı’nın yanında olan fakat daha sonra istediği tavizler ve kuvvet talebi reddedilince taraf değiştiren Romanya’nın da safına katılmasıyla Rusya’nın işi iyice kolaylaştı. Hem Kafkasya’dan hem Balkanlar üzerinden Osmanlı’ya saldırdı. İlk anda Tuna Nehri üzerine yığılan kuvvetler Türklerden üstündü ve Romanya gibi Sırbistan, Karadağ da Rusların tarafındaydı.

Savaş başladığında Vidin’de bulunan Osman Paşa, burada Sırp isyancılarını bozguna uğrattıktan hemen sonra Romanya’ya geçmek istedi. Çünkü Ruslar henüz kuvvetlerini tam toparlayamamışken ve Tuna’ya iyice yerleşmeden muharebeyi Ro-

manya tarafına çekmeyi,  onlarla orada çarpışarak savaşı daha başlamadan bitirmeyi planlıyordu. Paşanın bu talebi başkomutan Abdülkerim Nadir Paşa ve heyeti tarafından reddedildi. Osmanlı Ordusu Romanya’dan çekilerek Tuna’da savunma hattı kurmak zorunda kaldı. Osman Paşa, savunmada kalmayarak ilerleme ve taarruzla düşmanı geri püskürtme taleplerinin geri çevrilmesi üzerine üstlerini aşarak doğrudan Padişah’a ulaştı. Paşa’nın, Niğbolu Kalesi'ne hareket ederek buradaki birlikleri de yanına alıp bir kolordu oluşturma ve böylece Rusları bozguna uğratma isteği Padişah tarafından onaylansa da II. Abdülhamid’in bu onayı kendisine, bilinmeyen bir nedenle iki gün geç iletildi.

Osman Paşa, Niğbolu’ya varmak üzere yola çıktığında Rusların Kale’yi ve Şıpka Geçidi'ni ele geçirdiğini öğrenince Plevne’ye yönelmek zorunda kaldı. Böylece 13 Temmuz’da Vidin’den hareket eden Osman Paşa, 20 Temmuz’da Plevne’ye ulaştı. Bölgede konuşlanmaya başlayan az sayıda Rus askerini bertaraf ederek kısa zamanda sağlam bir savunma kalkanı oluşturdu ve orada bir tarih yazmaya başladı. Şanlı bir mücadele veren askerimiz, Rusların, Balkanları aşarak İstanbul’a doğru ilerleyişini beş ay süreyle durdurdu. Bütün kuvvetleriyle Plevne’yi kuşatan Rus birlikleri, 93 Harbi’nde I. II. ve III. Plevne Savaşları diye kayda geçen taarruzlarında çokça zayiat vererek hepsinde geri çekilmek zorunda kaldı. Aylardır dışarıdan hiçbir yardım almadan, düşmanı bozguna uğratan taktikleriyle savunmaya devam eden Osman Paşa, askerî gücünün iyice tükenmesiyle 10 Aralık’ta bir yarma hareketi ile kuşatmadan çıkarak Sofya’ya doğru çekilmeyi denedi fakat başarılı olamadı. Binlerce şehit ve yaralı verdiğini görünce daha fazla askerini kaybetmek istemediği için 12 Aralık’ta teslim olmak zorunda kaldı.

Bütün dünya tarafından bu harbin en büyük kahramanı olarak kabul edilen Paşa, kendisine esir gibi değil misafir gibi davranan Rus Çarı ve komutanları tarafından büyük bir saygı ve hayranlıkla karşılanmıştır. Moskova’ya götürüldükten sonra büyük bir törenle iade edilen Osman Paşa; İstanbul’a dönüşünde coşku ve sevinçle karşılanmış, kendisine gazilik unvanı verilmiştir.

Osmanlı Devleti, askerî varlığı ve donanımı iyi olmasına rağmen yanlış savaş stratejileri ve siyasi çekişmeler gibi sebepler yüzünden 93 Harbi’nde yenilmiş; Ruslar, İstanbul önlerine kadar gelebilmiş, iki devlet arasında ateşkes imzalanarak Berlin Konferansı yapılmıştır. Plevne kumandanı Gazi Osman Paşa ve askeri, göğsünü düşmanın top atışlarına siper ederek mağlubiyetle neticelenen savaşlarda dahi destan yazan yiğitlerimiz, marşlara ilham olan kahraman şehitlerimiz olduğu hakikatini Tuna kıyılarında haykırmıştır. Aziz şehitlerimizin ruhu şad olsun.