Kıyıda

Salı, 04 Aralık 2018 22:29
Anadolu’nun ücra köşesinde küçük bir köyde doğmuştum. Köyümüzün tam ortasında küçük bir cami, arkasında da köy mezarlığı vardı. Caminin yüzü büyükçe bir meydana bakardı. Tüm yollar buraya çıkar, herkes birbiri ile karşılaşır, muhabbet eder, hâl hatır sorardı. Engelli olana yardım edilir, fakir fukara toplumdan soyutlanmazdı. Muhtaç olanın ihtiyacı giderilir, işleri…

Büyük Keşif

Salı, 04 Aralık 2018 22:29
Kapadım gözlerimi üzerinden geçen onca yılı saniyeler, belki de saliseler içinde atlayıp kimi duraklarını özenle kararttığım zihnimin tünellerinden geçerek yedi yaşıma geri döndüm. Annemin ilk çocuğuyum ve ilk çocuk olmanın zor olduğunu yedi yaşımda olmama rağmen biliyorum. Çünkü annem bir kez bile kesmeye kıyamadığı saçlarımı mükemmel göründüğüne ikna oluncaya kadar…

Son hatıra

Cuma, 02 Kasım 2018 15:52
Her zaman kibar ve naif bir sesi vardı… Uzun boyu, kemikli vücut yapısı yılların omuzlarına bıraktığı yükle biraz hırpalanmış gibiydi. Müzmin ayak ağrıları, yürüyüşüne kendine has bir hava katar, rüzgârda sağa sola eğilen gelinciğin zarif salınımlarını hatırlatırdı. Kendisini bir ders ortamında tanımıştım. Yaş aldıkça yeni şeyler öğrenme arzusu da derinleşiyor…

Hayatın Okuryazarı Olmak

Salı, 02 Ekim 2018 21:55
Lezzetsiz yemekler gibidir lezzetsiz insanlar. Tıpkı yanlış güzergâhta seyreden hayatlar gibi. Hissetmeden, anlamadan, yaşanmadan süren ömürler gibi. Hâlbuki iklimini yanında taşımalı insan. Okumak, yazmak ve yaşamak üzerine konuşmalı biraz. Her şeyin başkalaştığı dünyada en çok kendine “el oldu” insanlık. Tarif edip tanıtırken şahsını, öğrenilmiş kalıplar, öğretilmiş duygulardan bahsetti hep. Falanca…

Gölgeler

Salı, 02 Ekim 2018 21:55
İki kış önceydi. Rüzgâr sert esiyordu. Hava buz gibiydi. Kar diz boyunu aşıyordu. Gökçe'den bir mesaj geldi: Evsizlere çorba dağıtacağız. Sıcak evimdeydim mesajı aldığımda. Küçük kızım alnını cama yaslamış dışarıdaki tipiyi seyrediyor, sığınacak bir köşecik bulamama ihtimali olan hayvanlar için üzülüyordu. Bir kızıma, bir elimdeki telefona baktım. Peki ya insanlar?…

Söz Tamiri

Pazartesi, 03 Eylül 2018 23:48
Evvel zaman içinde, bir varmış bir yokmuş diye başlayan; diz di-bi mesafesinde muallimlik eden kıssalar ve menkıbelerle toktu kulaklarımız. Sadece cankulağı ile değil ciğer yangınlarıyla dinlenen bir tutam ses ve nefesle, insicamlı, itinayla seçilmiş kelimelerle doluydu dilimiz. Hissesi layığınca alınsın diye sarraf kıvamında işlenen sözcüklerle inşa edilirdi zihinler, seciyeler. Tesirini…

Sonbaharın Notaları

Pazartesi, 03 Eylül 2018 23:48
Gölgesine sığınmış, çayımı yudumlarken düşünüyorum; o sert gövdeden çıkan kırılgan dallar, bir yandan hışırdarken diğer yandan düşmek için ömrünün tamamlanmasını bekleyen yapraklar… Dünyanın en eski ve bilindik yerlisi onlar. Biz onlar için sonbahar hüznü yaşarken onların hayata karşı duruşlarından alacağımız örnekler var. Sınırlı alanlarında kimse bir diğerinin dallarından rahatsız değil.…

Eski Ev Yeni Yabancı

Perşembe, 02 Ağustos 2018 10:03
Bulduğu her gözenekten bize doğru koşar, nahif hareketlerle gelir, bizi tutup kendine çeker manevi güzellikler. Madde ile kol koladır fakat sadece maddi yanını görmemizle yetinmez, ardında getirdiği manevi güzelliklere de nüfuz etmemizi ister zarif uçlarıyla. Eski evlerin de en etkileyici yönü bu olmalı. Yoksa neden eski bir yapı gördüğümüzde dakikalarca…

Okumayı Hayatın Merkezine Almak

Perşembe, 02 Ağustos 2018 10:01
Akşam yemeklerinin ayrı bir önemi vardı. Ailenin bireyleri bir arada olur, günlük anılar yemekte kısa anekdotlarla paylaşılır, yaşanan müspet gelişmeler herkesi mutlu ederdi. Yemekten sonra her akşam olduğu gibi okuma saati için tekrar salonda bir araya gelinirdi. Öyle ki misafir bile gelse bu program bozulmaz, misafirlerin de iştiraki sağlanarak kısa…

Her Şey Uçup Giderken…

Salı, 03 Temmuz 2018 10:12
Yaşlı adam yattığı yerden, “Ata baktınız mı?” diye sordu. Gönülsüzce “Baktık.” dediler. “Gölgeye çekin, sıcak bastı.” dedi. Bu sefer daha gönülsüz, “Çektik.” diye mırıldanarak acı acı yutkundu etrafındakiler. Saçları kulak hizasına kadar uzamış, bu tıraşsız ihtiyar cevaptan memnun olmadı, yüzünü ekşiterek, “Çekmediniz, ben biliyorum, hayvan yandı güneşin altında!” diye çıkıştı.…