Papatya Mevsimi

Cumartesi, 05 May 2018 15:59
Artık zamanı geldi. Kıymet verilmese de güzelliğinden bir şey kaybetmeyen papatyalar muştuladı mevsimi. Yeni neslin pek de bilmediği düşmeye hazır cemreleri kovalama vakti şimdi. Düşmek fiili alçalmak, değersizleşmek anlamları taşısa da zihnimizde, söz konusu doğanın tekrar doğuşu olunca nasıl da umut veriyor insanın benliğine. Ölüp tekrar diriltilmenin bir tezahürü yaşanırken…

Hüzün Yılları

Cumartesi, 05 May 2018 15:57
Adım Hacer, soyadım Hammud. Ben Suriyeliyim, Şam’a bağlı köylerin birinde doğdum. Küçük köyümüzün tek katlı evleri, o evlerin bahçelerinde yetişen mandalina ve portakal ağaçlarının kokusu; bebekliğimizden itibaren nerede olursak olalım burnumuzun direğini sızlatır. Koşup dönmek isteriz evimize, sokaklarımızdaki yasemin çiçeğinin kokusu ve güzelliği dillere destandır. Annem, ben küçük yaşlardayken hastalanıp…

Uçuş!

Cumartesi, 31 Mart 2018 15:59
Kaldırım taşlarının asfaltla yer değiştirmediği günlerdi. İki üç katlı betonarme binaların arasındaki yorgun ahşap evler de tedavülden kalkmamıştı daha. Apartmanda oturmanın bir nevi ayrıcalık sayıldığı mütevazı sokakta, bir feryat yırttı sabahın sessizliğini. Henüz ağarmaya başlayan gün, birazdan yaşanacaklara şahit olmamak için, geceyle nöbet değiştirmek istedi. Rızıklarını aramaya hazırlanan kuşlar, korku…

Ve Fark Etti İnsan

Cumartesi, 03 Mart 2018 19:41
Günlük koşturmacaların, hırsların, heyecanların boş olduğunu… Her gün, bir öncekine nazaran daha fazla koşarak hayatta var olmaya çalışıyordu insan. Hayat, onu yoruyordu. Var olma çabası, yaşamdaki diğer tüm renkleri yok sayıyordu. Fark etti insan… Konuştukça, anlaşılamadığını. Sustukça kendine vardığını. Ne kadar çok ses vardı etrafta. Ne kadar gürültü… Anlamsız bir…
Not kâğıtları, ataşlar, parfüm şişesi, kurşun kalem, dolma kalem, tükenmez kalem, kartvizitler, gitar şeklinde tırnak makası -çok cazipti benim için- ve daha neler neler… Çocuk aklımla dayımın çekmecesi benim için gizemli bir dünyaydı. Düzeni bozuyorum diye o çekmeceyi kurcalamak bana yasaklanmıştı ama her seferinde bir fırsatını bulur, içindeki malzemeyi tek…

Öz Evlat

Çarşamba, 31 Ocak 2018 19:43
İsmail’e telefon ettim; “Oğlum ben çok fena oldum…” dedim, sözün sonunu getiremedim. Gözlerimi bir açtım ki hastanedeyim. İsmail başucumda oturuyor. Uyandığımı görünce sevindi. “Oğlum ben az önce sana telefon ediyordum. Sonra ne oldu da buraya geldim?” dedim. Meğer ben telefonla konuşurken bayılmışım. İsmail fenalaştığımı anlamış. Hemen cankurtaran çağırmış. Sonra da…

Uzansam Çocukluğumun Ellerini Tutsam

Çarşamba, 31 Ocak 2018 19:42
Sabah kahvaltıdan sonra başlayıp akşam ezanına kadar süren eşsiz zaman dilimleriydi çocukluk günlerimiz. Müstakil evde açmıştık gözlerimizi hayata. Konya’nın Meram bağlarında, baharda iğde ağaçlarının mis kokusunu soluduğumuz, üzüm asmalarının bahçe duvarlarını kapladığı, bahçelerde çeşit çeşit ağaçların olduğu bir mahallede başladık hayata. 90’lı yıllar… Henüz sadece televizyon, radyo ve yeni çıkan…

Vefa Kalbin Hafızasıdır

Pazar, 31 Aralık 2017 23:10
Geçen gün filanca gazetede dikkat çekmeyecek kadar küçük hazırlanmış bir habere rastladım. Haber özeti şöyleydi: “Çorlu’da, araç kontağını kapatmadan indiği otomobilin hareket etmesi sonucu iki araç arasında sıkışan kişi (70 yaşındaki Mümin Özçelik) hayatını kaybetti.” Bu kadar. Ne kadar da sıradan bir haber olarak görünüyor aslında. Haberi gören herhangi biri,…

Kış Kokusu

Pazar, 31 Aralık 2017 23:08
Apartmanın kapısını açar açmaz yüzüme vuran acı ayaz, beni bir adım daha atıp atmamakta tereddüde düşürüyordu. Geceden kulağıma çalınan bir haberde, “Kara kış kapıya dayandı. Sıcaklık mevsim normallerinin çok çok altında seyredecek.” diyerek mevsimden değil de sanki tüm çağların üzerinde gezinen bir felaketten bahsediyor gibiydi. Kış, “Kara” diye nitelenirken mevsimin…
İş makineleri çalışmaya başladığında amaç sadece gecekondulaşmayı engellemekti. Görüntü kirliliğinin önüne geçmek, imarsız, tapusuz yapıları ortadan kaldırmaktı. Kollar sıvandı. İmar planları çizildi, iş makineleri çalıştı, yıkımlar başladı. Yıkılan mekân beraberinde kimi alışkanlıkları ve kanıksanmış mahalle kültürünü de küredi. Üsküp’ten Bakü’ye uzanan medeniyet koridorunda yapılar bir “anlayış”ı temsil ediyordu. İklimler farklıydı…